Esra Der


Yeni bir yıl…

Küreselleşme; ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel değerlerin ve bu değerler çerçevesinde oluşmuş birikimlerin ulusal sınırlar dışına taşarak dünya geneline yayılması olup, ülkeler arasında fiziksel ve ekonomik özgürlüklerin geliştirilmesi anlamını taşımaktadır. Yani küreselleşme, farklı toplumsal kültürlerin ve inançların daha yakından tanınması, ülkeler arasında her türlü ilişkinin yaygınlaşması ve yoğunlaşması; ideolojik ayrımlara dayalı kutupların ortadan kalkması sonuçlarını doğuran kaçınılmaz bir süreçtir.  

Küreselleşme bir süreçtir ve bu sürecin sosyal, kültürel ve politik yönleri de önem taşımaktadır. Bu sürecin akışında teknolojik gelişmenin güçlü bir etkisi vardır. Teknolojik gelişmeler sayesinde toplumlar arasındaki sınırlar azalmakta bununla birlikte kültürler arası geçiş sürecide hız kazanmaktadır.

Küreselleşme, tüm dünyayı saran bir ekonomik ve ticari eğilim olarak görünmekle birlikte, aynı zamanda toplumların kültürleri üzerinde yozlaştırıcı etkileri de olan bir kavramdır.

Yaşadığımız iletişim çağına paralel olarak kültürler arası etkileşimde kaçınılmazdır. Maalesef Türk toplumu olarak kültürümüzün güzelliklerinin değerlendirilip daha da geliştirmek yerine farkında olmadan bazı değerleri yitiriyoruz. Küreselleşen dünyanın yaydığı, bize ait olmayan değerleri, kendi öz kültürümüzün bir parçası gibi görüyoruz.

Bilgi paylaşımı bir kenara bırakılarak, kültür yozlaşması TV ve diğer iletişim araçlarıyla cazip şekilde toplumlara sunuluyor. Müzik, dil, eğlence ve benzeri unsurlarda meydana gelen yozlaşmalar yerel kültürleri yok etmektedir. Bizde Küreselleşen dünyada, kültürümüzün yok olmaması için mücadele etmeliyiz.

Yine yakın zamanda yaşayacağımız yılbaşı öncesinde de sokaklarda dahi yine küresel kültürün izlerini fazlasıyla görmekteyiz.

Yılbaşı gecesinin mânası, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi, ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesi demektir Ancak ülkemizde yılbaşı bu anlayış çerçevesinden uzak bir şekilde kutlanıyor. Şükran günündeki hindi âdetini yılbaşı akşamına taşımaya çalışan bazı çevreler yine bir başka sonradan kabul etme değeri de yani çam ağaçlarını yeni yıl ağacı haline dönüştürürler. Taklidi bile doğru yapılamayan bir âdet uğruna ağaçlar kesilir, o anlayışla yetiştirdikleri nesillerin de kendi öz değerlerleri ile irtibatları kesilir. Yeni yılda kendi öz değerlerimiz çerçevesinde geçmiş yılların hesabını yapabilerek yaşamak ümidiyle yeni yılın ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesi temennilerimle.

Yazarın Önceki Yazıları

    Zamanın Değerini Bilmek
    Türkçemize Sahip Çıkalım
    Eğitim ve Toplum
    Hayattan Beklentilerimiz…
  TV’nin Hayatımıza Etkileri
  Asrın Tehlikesi: Kültür Emperyalizmi
   
   
   

hjh  

© Copyright 2008 AnkaraManşet

Piyade Mah. İstasyon Cad. No:253/1

Etimesgut/Ankara  Tel: (0.312) 226 88 32
E-Mail: ankaramanset@gmail.com